KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/23196 E., 2017/12553 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Evlenmenin İptali
Karar Metni
262 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece, "... 1. Aile Mahkemesinde görülen 2014/401 esas sayılı dava dosyası ile eldeki davanın tarafları ve konularının aynı olduğu, önceki davada verilen davanın reddi kararının kesinleştiği ve bu sebeple önceki davanın eldeki dava yönünden kesin hüküm olduğu" gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir. Kesin hükümden söz edebilmek için; dava ile elde edilmek istenen sonucun, davada dayanılan olayların ve davanın taraflarının aynı olması gereklidir.
Yapılan yargılama ve toplanan delillerden; davacının ...
1. Aile Mahkemesinin 2014/401 esas sayılı dosyasında, kendisinin veya altsoyunun sağlığı için ağır tehlike oluşturan bir hastalığın kendisinden gizlendiği iddiasıyla Türk Medeni Kanununun 150/2. maddesine dayalı olarak açtığı evlenmenin iptali davasında verilen ret kararı kesinleştikten sonra eldeki davayı eşinde bulunmaması onunla birlikte yaşamayı kendisi için çekilmez bir duruma sokacak derecede önemli bir nitelikte yanılarak evlendiği iddiasıyla Türk Medeni Kanununun 149/2. maddesine dayalı olarak açtığı anlaşılmaktadır.
Görüldüğü üzere, ilk dava ile eldeki davanın davada dayanılan olaylar bakımından aynı olduğundan ve dolayısıyla her iki dava arasında kesin hüküm bulunduğundan söz edilemez. O halde; mahkemece işin esasına girilerek tarafların gösterdikleri deliller toplanıp sonucuna göre karar vermek gerekirken, hatalı gerekçe ile davanın kesin hüküm sebebiyle reddine karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/23196, K. 2017/12553, 13 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama