KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/23477 E., 2018/10780 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- davalı erkek tarafından her iki dava yönünden; davalı-davacı kadın tarafından ise tazminatların miktarı, yoksulluk nafakası talebinin reddi ve iştirak nafakaları yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle ortak çocuk Onur'un temyiz inceleme tarihinde ergin olduğunun anlaşılmasına göre, davacı-davalı erkeğin tüm, davalı-davacı kadının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı-davacı kadının yoksulluk nafakası isteğinin kabul edilebilmesi için boşanma yüzünden yoksulluğa düştüğünün belirlenmesi gerekir. Kadın hakkında yapılan ilk sosyal ve ekonomik durum araştırmasında yemek fabrikasında bulaşıkçı olarak asgari ücretle çalıştığı belirtilmiştir. Daha sonra yapılan araştırmada ise kadının ev hanımı olduğu tespit edilmiştir. Buna göre mahkemece davalı-davacı kadının çalışıp çalışmadığının, işten kendi isteği ile ayrılıp ayrılmadığının, çalışıyor ise bu çalışmanın düzenli ve sürekli olup olmadığının belirlenmesi ve çalışıyor ise gelirinin ne kadar olduğu ve bu gelirin onu yoksulluktan kurtaracak düzeyde olup olmadığı belirlenerek sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken bu hususta eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davalı-davacı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu'nun 50 ve 51. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK m. 174/1) ve manevi (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/23477, K. 2018/10780, 9 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama