KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/23616 E., 2018/9897 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından kusur belirlemesi, nafaka miktarları ve reddedilen tazminat talepleri yönünden; davalı erkek tarafından ise kusur belirlemesi, kadın lehine hükmolunan nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, bozmaya uygun işlem ve araştırma yapılmış olmasına, delillerin takdirinde bir yanlışlık bulunmamasına göre davalı erkeğin tüm, davacı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Mahkemece, boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda eşit kusurlu oldukları kabul edilerek tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de; mahkemece belirlenen ve gerçekleşen kusurlu davranışlar yanında, yapılan yargılama ve toplanan delillerden davalı erkeğin hamile olan eşine “çocuğa hazır olmadığını” söyleyerek çocuğun aldırılması yönünde baskı yaptığı anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre, boşanmaya sebep olan olaylarda her iki taraf da kusurlu olmakla birlikte davalı erkeğin daha fazla kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Hal böyle iken, tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
3- Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere, boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda davalı erkek ağır kusurludur. Gerçekleşen kusurlu davranışlar kadının kişilik haklarına saldırı niteliğini taşımaktadır. Boşanma sonucu kadın en azından eşinin maddi desteğinden de yoksun kalmıştır. Kadın yararına TMK m. 174/1-2 koşulları oluşmuştur. O halde, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, gerçekleşen kusurun ağırlığı ve hakkaniyet ilkesi gözetilerek davacı kadın yararına maddi ve manevi tazminat verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/23616, K. 2018/9897, 25 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama