KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/23758 E., 2018/11148 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından ziynet alacağı davası yönünden; davalı-davacı kadın tarafından ise her iki boşanma davası ile ziynet alacağı davası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre ortak çocuk yararına hükmolunan iştirak nafakası azdır. Mahkemece Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
3- Tarafların ziynet alacağı davasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Anayasanın 141/3. maddesi "bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır buyurucu hükmünü içermektedir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinde de kararın kapsayacağı hususlar ayrıntılı biçimde belirtilmiş olup, bu maddenin 1. fıkrasının 3. bendine göre; mahkeme kararlarında iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşmadıkları hususlar, çekişmeli konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması, ret ve üstün tutulma nedenleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebebin açıkça gösterilmesi zorunludur.
Yerel Mahkeme kararında, kadının ziynet alacağı davasının kısmen kabulüne karar verilmiş ancak gerekçeler karar yerinde gösterilmemiştir. Bu nedenle, gerekçesiz şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/23758, K. 2018/11148, 16 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama