KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/24459 E., 2018/10375 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
257 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Yargı organları tarafından çıkarılacak tebligatın 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri dairesinde yapılması zorunludur (Tebligat K. m. l). Bu kanunda gösterilen usul dışında başka bir yolla yapılan tebligat geçersizdir. Posta işletmesi veya memur vasıtasıyla yapılan bütün tebliğlerin, Tebligat Kanununun 23. maddesine uygun bir tebliğ mazbatası ile tevsiki lazımdır. “Tebliğ, bir mazbata ile tevsik edilir.” (Teb. K. m.23, Tüzük m. 33-34) Tebliğ mazbatası düzenlenmesi, yapılan tebliğin geçerlilik koşuludur. Davalı, Tebligat Kanununa göre usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve duruşma gününün tebliği zorunludur.
Mahkemece dava dilekçesinin ve ön inceleme duruşma gününün davalıya usulüne uygun olarak tebliği yapılmış, dilekçelerin karşılıklı olarak verilmesinden sonra ön incelemeye geçilmiş, ön incelemenin duruşmalı yapılmasına karar verilerek, davalıya ön inceleme duruşmasına çağrı davetiyesi tebliğ edilmiş; ancak davalı taraf belirlenen ön inceleme duruşmasına gelmemiştir. Mahkemece, ön inceleme aşaması tamamlanıp tahkikata geçildiğine göre, davalının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 147. maddesi gereğince tahkikat duruşmasına davet edilmesi zorunludur.Davalıya yapılan tebligatta ise tahkikat celsesi olduğuna dair bir şerh yoktur. Bu yasal zorunluluğun gereği yapılmadan, davalının yokluğunda hüküm kurulması, davalının hukuki dinlenilme hakkına (HMK m. 27) aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/24459, K. 2018/10375, 2 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama