KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/25313 E., 2018/10891 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
438 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından; her iki dava ve ferileri yönünden, davalı-karşı davacı erkek tarafından ise; tazminat miktarları ve ortak çocuk ... için verilen tedbir nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı erkeğin tüm, davacı-karşı davalı kadının ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Velayet düzenlemesinde; çocukla ana ve baba yararının çatışması halinde, çocuğun yararına üstünlük tanınması gereklidir. Çocuğun yararı ise; çocuğun bedensel, fikri ve ahlaki bakımdan en iyi şekilde gelişebilmesi ve böyle bir gelişmenin gerçekleştirilmesi için, çocuğa sosyal, ekonomik ve kültürel koşulların sağlanmış olmasıdır. Çocuğun bu konulardaki üstün yararını belirlerken; çocuk yetişkin biri olmuş olsaydı, kendisini ilgilendiren bir olayda, kendi yararı için ne gibi bir karar verebilecekti ise, çocuk için karar verme makamındaki kişinin de aynı yönde vermesi gereken karar; yani çocuğun farazi düşüncesi esas alınacaktır.
Velayet kamu düzenine ilişkin olup, re'sen araştırma ilkesi geçerlidir. Bu nedenle yargılama sırasında meydana gelen gelişmelerin bile göz önünde tutulması gerekir.
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12. maddesi ile Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi'nin 3 ve 6. maddeleri, iç hukuk tarafından yeterli idrake sahip olduğu kabul edilen çocuklara, kendilerini ilgilendiren davalarda görüşlerini ifade etmeye olanak tanınmasını ve görüşlerine gereken önemin verilmesi gerektiğini öngörmektedir. Çocukların üstün yararı gerektirdiği takdirde görüşlerinin aksine karar verilmesi mümkündür. Velayet hususu, çocukları ilgilendiren konuların en başında gelir.
Somut olayda mahkemece 2001 doğumlu ..., 2003 doğumlu Ümmühan ve 2011 doğumlu ...'nin velayetleri davalı-karşı davacı babaya bırakılmıştır.
Ancak temyiz aşamasında ortak çocuk ..., Yargıtay'a hitaben yazdığı dilekçe ile davalı-karşı davacı babalarının kendilerine bakmadığını, mahkemede annelerini kötülemesi için kendilerini tehdit ettiğini, okuldan alıp markette çalıştırdığını, şiddet uyguladığını, eve kadın getirdiğini, bu kadının da kardeşlerine şiddet uyguladığını ifade etmiştir.
Bu iddialar sebebiyle bütün çocukların mahkemece bizzat dinlenerek, görüşlerinin alınması, gerekirse 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 5. maddesi uyarınca, psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı niteliğindeki uzman veya uzmanlardan rapor alınması ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek, ortak çocukların velayetleri hakkında karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/25313, K. 2018/10891, 15 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama