KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/25527 E., 2018/11529 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
282 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek tarafından, kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden; davacı-karşı davalı kadın tarafından ise, katılma yolu ile erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi ve tazminatların miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı-karşı davalı kadının katılma yoluyla temyiz talebinin incelenmesinde; Hükmün davalı-karşı davacı erkek tarafından temyizine ilişkin dilekçe davacı-karşı davalıya 01.11.2016 tarihinde tebliğ edilmiş; davacı-karşı davalı, yasada öngörülen on günlük süre (HUMK. m.433/2) geçtikten sonra, 15.11.2016 tarihli temyiz dilekçesinde hükme ilişkin itirazlarını bildirerek katılma yoluyla temyiz isteğinde bulunduğundan; davacı-karşı davalı kadının süresinde olmayan katılma yoluyla temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Davalı- karşı davacı erkeğin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle
mahkemece davalı-karşı davacı erkeğe kusur olarak yüklenen “güven sarsıcı hareketlerde bulunduğu” vakıasına davacı-karşıdavalı kadın, dava dilekçesinde dayanmadığından kusur belirlemesinde hükme esas alınamayacağının, ancak yapılan yargılama ve toplanan delillerden, mahkemece kabul edilen diğer kusurlu davranışlarına göre boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-karşı davacı erkeğin tam kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre, yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/25527, K. 2018/11529, 18 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama