KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/25563 E., 2018/12033 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
368 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, tazminatlar ve çocuklar yararına hükmedilen nafakaların miktarı yönünden; davacı kadın tarafından ise katılma yoluyla; reddedilen yoksulluk nafakası talebi, tazminatların ve çocuklar yararına hükmedilen nafakaların miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı erkeğin tüm, davacı kadının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu'nun 50 ve 51. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK m. 174/1) ve manevi (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
3- Mahkemece, davacı kadının boşanmakla yoksulluğa düşmeyeceği gerekçesiyle kadının yoksulluk nafakası (TMK m. 175) talebinin reddine karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı kadının tezgahtar olarak asgari ücretle çalıştığı, iki çocuğu ile birlikte kaldığı ve kira giderinin bulunduğu, buna karşılık davalı erkeğin ise dosya kapsamı ve tanık beyanlarına göre hali hazırda Ukrayna'da yaşadığı ve orada turizm acentesi bulunduğu, ...'da yaşadığı dönemde ise kendisine ait taşınmazlarında seracılık işi yaptığı, ekonomik durumunun kadına nazaran daha iyi olduğu anlaşılmaktadır.
Asgari ücret seviyesindeki gelir kişiyi yoksulluktan kurtarmaz (HGK m. 2009/3-165-186). Yoksulluk nafakası koşulları somut olayda davacı kadın yararına gerçekleşmiş olup, kadın lehine uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken yazılı gerekçe ile bu talebin reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/25563, K. 2018/12033, 25 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama