KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/25582 E., 2018/12036 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek tarafından; nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı erkeğin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı-karşı davacı erkek tarafından süresinde sunulan cevap ve karşı dava dilekçesi davacı-karşı davalı kadına usulüne uygun olarak 28.10.2015 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen kadın tarafından 07.12.2015 tarihinde yasal süresinden sonra cevaba cevap (karşı davaya cevap) dilekçesi sunulmuştur.
Taraflar cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe, ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia ve savunmalarım genişletebilir yahut değiştirebilirler. Ön inceleme duruşmasına taraflardan biri mazeretsiz olarak gelmezse, gelen taraf onun muvafakati aranmaksızın iddia ve savunmasını genişletebilir. Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez.
Islah veya karşı tarafın açık muvafakati saklıdır (HMK m. 141). Davacı-karşı davalı kadın süresinde vermediği cevaba cevap (karşı davaya cevap) dilekçesinde yoksulluk nafakası talep etmiştir. Davalı-karşı davacı erkeğin bu talebe açık muvafakati olmayıp, davacı-karşı davalı tarafça usulüne uygun ıslah da yapılmamıştır.
Bu halde, kadının talep ettiği yoksulluk nafakası talebi ile ilgili olarak "karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabul kararı verilmesi, usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/25582, K. 2018/12036, 25 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama