KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/25714 E., 2017/1604 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Velayetin Değiştirilmesi Olmadığı Takdirde Kişisel İlişki Kurulması
Karar Metni
288 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı tarafından; kişisel ilişki yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı baba ortak çocuklar.... ve...’in velayetlerinin tarafına verilmesini, bu talebinin kabul edilmemesi halinde ortak çocuklarla kendisi arasında kişisel ilişkinin kurulmasını talep etmiş, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacının velayete ilişkin talebinin reddine, baba ile ortak çocuklar arasında kişisel ilişki kurulmasına karar verilmiştir. Hüküm davalı anne tarafından kurulan kişisel ilişki yönünden temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve toplanan delillerden tarafların evli oldukları geçimsizlik sebebi ile davalının ortak çocuklarla birlikte .... ilçesine gelerek ailesinin yanında yaşamaya başladığı, davacının ise İstanbul’da bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece yargılama sırasında sosyal inceleme raporu aldırılmış ise de, rapor velayet düzenlemesine ilişkin olup, kişisel ilişkiye yönelik hüküm tesisi yönünden yeterli değildir.
Bu durumda, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 5. maddesi gereğince Aile Mahkemesi bünyesinde bulunan psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan uzmanlardan, her iki ebeveyn ve çocukla görüşmek suretiyle inceleme ve rapor istenip; tarafların barınma, gelir, sosyal ve psikolojik durumlarına göre çocukların sağlıklı gelişimi için davalının kişisel ilişkiye engel bir durumun bulunup bulunmadığının araştırılması, mahkemece idrak çağındaki çocuğun bizzat dinlenerek,
kişisel ilişki yönünden görüşü alınıp ve diğer deliller de gözönüne alınmak suretiyle kişisel ilişki konusunda bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/25714, K. 2017/1604, 16 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama