KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/3645 E., 2016/4550 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mart 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Çocukların Mutad Meskene İadesi
Karar Metni
296 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Veçhelerine Dair 1980 tarihli La Haye Sözleşmesi, çocuğun velayet hakkı ihlal edilerek mutad meskenin bulunduğu ülkeden, diğer bir ülkeye götürülmesi veya alıkonulmasının zararlı etkilerinden uluslararası alanda korunması amacına (Söz.m.1) yönelik olup, çocuğun derhal mutad meskenin bulunduğu ülkeye iade edilmesini sağlamaya yönelik hükümler ihtiva etmektedir.
Sözleşmeye göre, çocuğun mutad meskeninin bulunduğu ülkeye iade edilmesi için, önceden mutad meskeninin bulunduğu ülke makamlarından alınmış velayete veya kişisel ilişki kurma hakkına dair bir kararın varlığı gerekmediği gibi, böyle bir kararın mevcut olması durumunda, bunun çocuğun haksız olarak götürüldüğü veya alıkonulduğu devlette tanınması veya tenfız edilmesi zorunluluğu da bulunmamaktadır (Söz. m.15).
İadesi talep edilen çocukların anne tarafından mutad meskenleri olan ...'dan ...'ye ziyaret amaçlı getirildikleri, annenin daha sonra ...'de boşanma davası açtığı ve çocukları bir daha ...'ya göndermeyerek kanundan doğan velayet hakkını ihlal etmek suretiyle haksız olarak alıkoyduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, babanın psikolojik rahatsızlığı bulunduğu, bu nedenle iade isteğinin reddini gerektirecek vahim bir tehlikenin varlığı veya geri dönmesinin cocuğu fiziksel ve psikolojik bir tehlikeye maruz bırakacağı ya da başka bir şekilde müsamaha edilemeyecek bir duruma düşüreceğine dair ciddi bir riskin (Söz.m.13/b) varlığından söz edilerek talep reddedilmiş ise de; babanın psikolojik rahatsızlığı olup olmadığı, varsa bu rahatsızlığın çocukları fiziksel ve psikolojik bir tehlikeye maruz bırakıp bırakmayacağı araştırılmadan ve davalı annenin tanıkları dinlenmeden, dosyaya sunulan bir reçeteye dayanarak eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/3645, K. 2016/4550, 9 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama