KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/3730 E., 2017/9456 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Eylül 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
334 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından; kendi davasının reddi, kusur belirlemesi, tazminatlar ve vekalet ücreti yönünden, davalı-karşı davacı kadın tarafından ise tazminat miktarları ve velayetler yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle boşanmanın eki niteliğindeki tazminatların kabul veya reddi halinde ayrıca vekalet ücretine hükmolunamayacağının anlaşılmasına göre, davacı-karşı davalı erkeğin tüm, davalı-karşı davacı kadının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Velayet düzenlemesi yapılırken; göz önünde tutulması gereken temel ilke, çocuğun "üstün yararı" (Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme m:3, Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi m:1, TMK m.339/1, 343/1, 346/1; Çocuk Koruma Kanunu m.4/b) dır. Çocuğun üstün yararını belirlerken; onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişiminin sağlanması amacının gözetilmesi gereklidir. Ana ve babanın yararları; boşanmadaki kusurları, ahlaki değer yargıları, sosyal konumları gibi durumları çocuğun üstün yararını etkilemediği ölçüde göz önünde tutulur. Mahkemece, velayet konusunda uzman kişilerden sosyal inceleme raporu alınarak sonucu uyarınca düzenleme yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hükmün kurulması usul ve kanuna aykırıdır.
3-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, davalı-karşı davacı kadın yararına hükmolunan maddi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50. ve devamı maddeleri hükmü nazara alınarak, daha uygun miktarda maddi tazminat (TMK m. 174/1) takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/3730, K. 2017/9456, 14 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama