KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/4173 E., 2016/13995 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Davacı-davalı
- ...
- Davalı-davacı
- ...
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
288 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından, kusur belirlemesi ile reddedilen tazminat ve yoksulluk nafakası talepleri yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 24.10.2016 günü temyiz eden davacı-karşı davalı ... vekili Av. .... geldi. Karşı taraf davalı-karşı davacı ... ve vekilleri gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-karşı davalı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece; boşanmaya sebep olan olaylarda, tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü ile, davacı-karşı davalı kadının maddi ve manevi tazminat (TMK m. l74/1-2) taleplerinin reddine karar verilmiş ise de; mahkemece kabul edilen ve tarafların gerçekleşen kusurlu davranışlarına göre, birlik görevlerini yerine getirmeyen, eşini aşağılayan ve ona hakaret eden davalı-karşı davacı erkeğin, kendisine hakaret eden davacı-karşı davalı kadına nazaran boşanmaya sebep olan olaylarda ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir.
Davacı-karşı davalı kadın yararına Türk Medeni Kanununun 174/1-2. maddesi koşulları oluşmuştur. Hal böyle iken, mahkemece tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi ve bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak davacı-karşı davalı kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/4173, K. 2016/13995, 24 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama