KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/4316 E., 2017/9615 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek tarafından, karşı davanın kabulü, manevi tazminat ve tedbir nafakası yönünden, davacı-karşı davalı kadın tarafından ise, katılma yoluyla erkeğin boşanma davasının kabulü, maddi tazminat ve yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı-karşı davalı kadın, davalı-karşı davacı erkeğin temyiz dilekçesine cevapla katılma suretiyle hükmü temyiz etmiştir (HUMK m.433/2). Katılma yolu ile temyiz, hükmü süresinde temyiz etmemiş olan tarafa, karşı tarafın temyiz dilekçesine cevapla temyiz itirazlarının sunulabilmesi için düzenlenmiş bir haktır. Ancak, katılma yolu ile temyiz isteği karşı tarafın asıl temyiz isteklerine sıkı sıkıya bağlıdır. Davacı-karşı davalı kadın, erkeğin temyiz dilekçesinde bulunmayan karşı boşanma davası yönünden temyiz isteğinde bulunmuştur. Bu durumda, davacı-karşı davalı kadının katılma yoluyla erkeğin karşı boşanma davasına yönelik temyiz itirazları incelenemiyeceğinden, bu yöne ilişkin katılma yolu ile temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı erkeğin tüm, davacı -karşı davalı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b-Hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır. Hükmün sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hükmün gösterilmesi gerekir (HMK m. 26. 297/2). Yasal gereklilik böyleyken davacı-karşı davalı kadının talep etmiş olduğu yoksulluk nafakası ve maddi tazminat talepleri hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/4316, K. 2017/9615, 18 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama