KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/4326 E., 2017/9617 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından, tamamı yönünden; davacı erkek tarafından ise, katılma yolu ile yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı erkeğin temyiz itirazları ile davalı kadının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a-Taraflar eşit kusurlu kabul edilerek boşanma davasının kabulüne karar verilmiş ise de; mahkemece tarafların kabul edilen ve belirlenen kusurlu davranışlarına göre, boşanmaya neden olan olaylarda davacı erkeğin ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekmektedir. Hal böyleyken, tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi doğru değilse de; boşanma davasında verilen boşanma kararı sonuç itibariyle doğru olup, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün kusura ilişkin gerekçenin düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir (HUMK m.438/son).
b-Davalı kadına, dava dilekçesi 28.10.2014 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı kadın ise, süresi geçtikten sonra 23.02.2015 tarihinde sunduğu cevap dilekçesinde maddi ve manevi tazminat talebi ile yoksuluk nafakası talebinde bulunmuştur. Bu durumda, davalı kadının usulüne uygun olarak dilekçelerin karşılıklı olarak verilmesi aşamasında yer almayan maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası talepleri, talep sonucunun genişletilmesi niteliğindedir.
Bu taleplere davacı erkeğin açık rızası bulunmadığına ve ıslah da sözkonusu olmadığına göre davalı kadının bu talepleri artık incelenemez.
O halde, kadının maddi ve manevi tazminat (TMK m. 174/1-2) talepleri ile yoksulluk nafakası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekirken, kesin hüküm oluşturacak şekilde maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmesi, yoksulluk nafakası talebinin süresinde olduğu kabul edilerek davalı kadın lehine yoksulluk nafakasına hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/4326, K. 2017/9617, 18 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama