KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/4737 E., 2017/9962 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
248 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Tebligat Kanununun 20. ve 6099 sayılı Kanunla değişik 21. ve özellikle bu Kanunun uygulanmasına dair Yönetmeliğin 30. maddesi uyarınca; adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiç biri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir.
Gösterilen koşul geçerlilik koşuludur. Olayda davalıya dava dilekçesinin tebliğine ilişkin mazbatada muhatabın adreste bulunmama sebebi tevsik edilmemiştir. Ayrıca tebligattan haberdar edilen kişi sadece imzadan imtina etme hakkına sahipken isim vermekten de imtina etmiştir (Teb.K. m.23/7, m.24/5). Bu haliyle davalıya yapılan dava dilekçesinin tebliği geçersizdir. Bu durum hukuki dinlenilme hakkını (HMK. m. 27) zedeleyen önemli bir usul hatasıdır.
O halde mahkemece davalıya dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi ve gösterdiği takdirde delillerinin toplanması ile hasıl olacak sonuca göre karar vermek gerekirken, davalının yokluğunda hüküm tesisi doğru bulunmamamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/4737, K. 2017/9962, 25 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama