KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/4778 E., 2017/10117 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
307 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davalıya dava dilekçesi Tebligat Kanunu'nın 21/1 maddesi gereğince tebliğ edilmiştir.
Tebligat Kanununun 21/1 maddesinde "Kendisine tebligat yapılacak kimse veya tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir.
İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır" denilmektedir. Davalıya bu madde gereğince yapılan tebligat mazbatasında beyanda bulunan kişinin imzası bulunmadığı gibi imzadan imtina edip etmediğine dair bir şerh de bulunmamaktadır (Tebligat Kanunu m. 23/7). Bu nedenle davalıya dava dilekçesinin tebliği usulsüz olup, davalının savunma hakkı kısıtlanmıştır.
O halde, mahkemece yapılacak iş; davalıya usulüne uygun şekilde dava dilekçesinin tebliği, cevap dilekçesi sunma hakkı tanınması, dilekçelerin karşılık verilmesi aşaması tamamlandıktan sonra ön inceleme duruşma gününün tebliği, bundan sonra tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların tespiti (TMK m. 140) taraflarca üzerinde anlaşılamayan ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar için usulüne uygun şekilde delil gösterildiği taktirde tahkikat aşamasına geçilerek gösterilen deliller toplanıp, birlikte değerlendirilerek bir sonuca ulaşmaktan ibarettir.
Açıklanan bu hususlara riayet edilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi hukuki dinlenilme hakkının (HMK m. 27) ihlali niteliğinde olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/4778, K. 2017/10117, 27 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama