KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/4798 E., 2017/5401 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece kısa kararda "davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 3000 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verildiği halde gerekçeli kararda "davacı kadının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 3000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilerek kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 294/3. maddesi uyarınca, hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. (HMK m. 298/2) Buna göre, tefhim edilen hüküm sonucu yanlış da olsa, gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna uygun düzenlenmesi gerekmektedir. Yanlışlık ancak temyiz/kanun yoluna başvurulması ve kararın bozulması halinde düzeltilebilir. Tefhim edilen ve duruşma tutanağına geçirilen hüküm sonucu ile gerekçeli karar arasındaki aykırılık diğer yönler incelenmeden tek başına bozma sebebi olur. O halde mahkemece yapılacak iş, 10.04.1992 tarihli 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı gözetilerek yeniden karar oluşturmaktan ibarettir.
KARŞI OY YAZISI
Mahkemece kısa kararda 1. bent olarak davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 5.000 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2. bent olarak; davacınn manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 3.000 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine" şeklinde hüküm kurulmuş, gerekçeli kararın 2. bendinde "3.000 TL manevi tazminatın" şeklinde yazılmıştır.
Sayın çoğunluk tarafndan kısa karar ve gerekçeli kararın çelişkili olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Oysa ki kısa kararda 3.000 TL'den sonra gelen "maddi" sözcüğünün hata sonucu yazıldığı, kadın yararına manevi tazminata hükmedildiği anlaşılmaktadır. Gerekçeli kararda maddi hatanın düzeltilerek, "manevi" sözcüğünün yazılması kısa karar ve gerekçeli karar arasında çelişki yaratır nitelikte kabul edilemez.
Bu sabeple mahkeme kararının onanması gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/4798, K. 2017/5401, 4 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama