KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/5845 E., 2017/11680 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma-Ziynet Alacağı-Mal Paylaşımı
Karar Metni
336 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından, ziynet alacağı davası yönünden, davalı erkek tarafından ise, kusur belirlemesi, nafakalar ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı erkeğin temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı kadının ziynet alacağına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davacı kadın dava dilekçesinde 20 adet çeyrek altın 1,5 metre kordon gerdanlık ve 5 adet bileziğin (tahminen 150 gr) aynen veya bedelinin tahsilini talep etmiştir. Mahkemece 05.05.2015 günlü celsede ara kararla davacı vekiline dava konusu ziynet eşyalarını ve değerlerini ayrı ayrı açıklayarak toplam bedel üzerinden nispi harcı yatırarak makbuzunu dosyaya sunmak üzere 2 hafta kesin süre verilmesine, aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağının ihtarına karar verildiği ve ihtaratın yapıldığı ve verilen kesin sürede ziynet talebi ile ilgili olarak kesin süre içerisinde talep sonucu açıklanmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanununun 115 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacı yan verilen kesin süreye rağmen talep ettikleri
ziynetlerin niteliklerini ve değerlerini usulüne uygun süre içerisinde bildirmediği gibi, nispi harcı da yatırmadığından (Harçlar K. m.30) ziynet alacağı davasının açılmamış sayılmasına (HMK 119/2) karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde usulden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün bu yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/5845, K. 2017/11680, 25 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama