KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/5902 E., 2017/11762 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ekim 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma-Takı Alacağı
Karar Metni
373 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından, tedbir ve yoksulluk nafakası yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise, kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri ile reddedilen ziynet alacağı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Toplanan delillere göre, davalı-karşı davacı kadının çalıştığı, düzenli gelirinin bulunduğu anlaşılmakladır. Hal böyle olunca, Türk Medeni Kanununun 175. madde koşullarının gerçekleştiğinden söz edilemez. O halde, davalı-karşı davacı kadının yoksulluk nafakası isteğinin reddi gerekirken, yazılı şekilde yoksulluk nafakası takdiri doğru görülmemiştir.
3-Mahkemece, boşanmaya sebep olan olaylarda her iki tarafın da eşit kusurlu oldukları gerekçesiyle kadının maddi ve manevi tazminat (TMK m. 174/1-2) taleplerinin reddine karar verilmiş ise de,yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davalı-karşı davacı kadının eşine karşı "Sen ne biçim adamsın, adam mısın, kağıt üzerinde adamsın, erkekliği senden mi öğrenecekler, sen erkek misin" şeklinde sözler söylediği, ancak davacı-karşı davalı erkeğin de benzer sözler söylediği, eşinin evinin elektrik ve suyunu kestiği, gece 03:00'de eşini babasının evine gönderdiği" anlaşılmaktadır.
Gerçekleşen bu duruma göre, davacı-karşı davalı erkeğin boşanmaya sebep olan olaylarda ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir.
O halde, mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi (TMK m, 4, TBK. m. 50 ve 52 ) dikkate alınarak, davalı-karşı davacı kadın yararına uygun miktarda maddi ve manevi tazminat (TMK m. 174/1-2) takdiri gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak bu talebin reddine karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
4-Davalı-karşı davacı kadın karşı dava dilekçesinde düğünde takılan takıların bedelinin yarısını talep ettiğini beyan etmiş, tüm aşamalarda da bunu tekrar etmiştir. Takı, düğünde takılan herşeyi kapsar. Bu nedenle düğünde takılan para alacağı yönünde de olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/5902, K. 2017/11762, 26 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama