KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/6077 E., 2017/13267 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
304 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından kadının boşanma davasının kabulü, kusur belirlemesi ve tazminatların miktarı yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise erkeğin boşanma davasının kabulü, kusur belirlemesi ve erkek lehine hükmedilen tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-karşı davalı erkeğin tüm, davalı-karşı davacı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Mahkemece, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında davalı-karşı davacı kadının ağır kusurlu olduğu kabul edilerek, tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de; hukuka aykırı olarak elde edilen deliller hükme esas alınamaz. Bu sebeple, davacı-karşı davalı erkeğin eve dinleme cihazı yerleştirmesi sonucu elde edilen "Evliliğin özel anlarını başkaları ile paylaşma" vakıası davalı-karşı davacı kadına kusur olarak yüklenemez.
Yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davacı-karşı davalı erkeğin eve dinleme cihazı yerleştirdiği ve aşırı kıskanç davranışlar sergileyerek eşini kontrol altında tutmaya çalıştığı, davalı-karşı davacı kadının ise; birlik görevlerini yerine getirmediği ve eşine hakaret ettiği anlaşılmıştır. Gerçekleşen bu duruma göre, boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü gerekir.
O halde davalı-karşı davacı kadının ağır kusurlu olduğunun kabul edilmesi ve bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak davacı-karşı davalı erkek lehine maddi ve manevi tazminata (TMK m.174/1-2) hükmedilmesi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/6077, K. 2017/13267, 22 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama