KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/6478 E., 2017/12172 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
373 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından, kusur belirlemesi, ortak çocuk için reddedilen tedbir ve iştirak nafakası ile tazminat talepleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davalı erkeğin mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışlarının yanında çevreye aşırı şekilde borçlanıp bu borçlarını ödemeyerek davacı eşini zor durumda bıraktığı, bu hususlar dikkate alındığında davalı erkeğin boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tam kusurlu olduğu anlaşılmaktadır.
Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi, mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini, Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi ise, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür.
O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile kusur durumu ve hakkaniyet ilkesi (TMK m. 4, TBK m. 50 ve 52 ) dikkate alınarak davacı kadın yararına uygun miktarda maddi ve manevi tazminat takdiri gerekirken bu taleplerin reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK.m. 186/1), geçimine (TMK m.185/3), malların yönetimine (TMK m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK m.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (re'sen) almak zorundadır (TMK m.169).
Yine boşanma veya ayrılık vukuunda çocuk kendisine tevdi edilmemiş taraf gücüne göre onun bakım ve eğitim giderlerine katılmakla yükümlüdür (TMK m. 182). Bu hususu hakim görevi gereği kendiliğinden dikkate alması gerekmektedir. Dosya kapsamından davalı erkeğin cezaevinde hükümlü olduğu anlaşılmaktadır. Davalının cezaevinde tutuklu veya hükümlü olması, tedbir ve iştirak nafakası ile sorumlu tutulmamasını gerektirmez. O halde.
Türk Medeni Kanununun 169., 182., 185/2., ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere velayeti davacı anneye verilen ortak çocuk 17.08.2008 doğumlu ... yararına davalının mali gücü oranında tedbir ve iştirak nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı bulunmuştur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/6478, K. 2017/12172, 2 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama