KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/6644 E., 2017/12166 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı -karşı davalı erkek tarafından, kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri ile kadın lehine hükmedilen nafaka ve tazminatlar yönünden, davalı -karşı davacı kadın tarafından ise, kabul edilen erkeğin asıl davası ile lehine hükmedilen nafaka ve tazminatların miktarları yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davacı-karşı davalı erkeğin mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışları yanında eşini tehdit ettiği ve ilaçlarını çöpe attığı, davacı -karşı davalı erkeğin boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-karşı davacı kadına nazaran daha fazla kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre, davacı-karşı davalı erkeğin tüm, davalı -karşı davacı kadının ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı-karşı davacı kadın karşı dava dilekçesinde ayrıca aile konutunun Türk Medeni Kanununun 254. maddesi uyarınca oğlunun eğitim hayatı boyunca kendisine özgülenmesini talep etmiştir. Davalı-karşı davacı kadın karşı dava açarken başvuru harcı yatırmıştır. Dava açılırken alınan başvuru harcı dava dilekçesindeki tüm istekleri kapsar. Davalı-karşı davacının bu talebi ile ilgili harç alınmadığı gibi, bu eksiklik yargılama sırasında da giderilmemiştir.
Harç tamamlatılmadan müteakip işlemler yapılamaz. O halde davalı-karşı davacı tarafa eksik harçları yatırması için usulüne uygun süre verilmesi (Harçlar Kanunu m. 30-32), harç noksanlığı giderildiği takdirde talebin esasının incelenmesi ve hasıl olacak sonucuna göre karar verilmesi, aksi halde. Harçlar Kanununun 30. maddesi gereğince işlem yapılması gerekirken, belirtilen hususlar gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/6644, K. 2017/12166, 2 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama