KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/6784 E., 2017/12258 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davalı erkek temyiz dilekçesinde cezaevinde olduğundan maddi imkanının olmadığını beyan etmiş, bu beyanı adli yardım talebi olarak değerlendirilmiştir. Adli yardıma ilişkin usul ve esaslar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 334-340. maddelerinde düzenlenmiş olup aynı Kanunun 336/3. maddesine göre adli yardım talebi kanun yollarına başvuru sırasında Yargıtay'a da yapılabilir ve Hukuk Muhakemeleri Kanununun 337/1. maddesi uyarınca da duruşma yapılmaksızın talep hakkında karar verilebilir. Davalı erkeğin kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken kanun yoluna başvuru giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğu kanaatine varıldığından davalı erkeğin adli yardım talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı erkeğin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davalı erkeğe dava dilekçesi 10.04.2015 tarihinde cezaevinde tebliğ edilmiş, ancak ön inceleme duruşması, tahkikat duruşması ve sözlü yargılama duruşması tebliğ edilmeden davalının yokluğunda hüküm kurulmuştur. Ayrıca mahkemece usulüne uygun bir ön inceleme duruşması yapılmadan tahkikat aşamasına geçilmiştir. Bu usulsüzlükler Anayasanın 36. maddesine aykırı olup muhatabın savunma hakkının kısıtlanması anlamına gelir. Buna göre davalı erkeğe ön inceleme duruşma günü tebliğ edilerek usulüne uygun bir ön inceleme duruşması yapılması, duruşmaya katılmadığı takdirde tahkikat ve sözlü yargılama duruşmalarına davet edilmesi gerekirken, yokluğunda hüküm kurulması hukuki dinlenilme hakkına (HMK m. 27) aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/6784, K. 2017/12258, 6 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama