KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/7408 E., 2017/12789 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Kasım 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında tarafların eşit kusurlu olduğu belirtilerek davalı-karşı davacı erkeğin boşanma davasının kabulüne, davalı-karşı davacı kadının boşanma davasının ise davacı-karşı davalı kadının, gerçekte boşanmak istemediği, kendisine düğün yapılırsa evliliğinin devam etmesini istediği,
davalı-karşı davacı erkek ile yaşadıklarına rağmen halen eşine bir şans daha vermek istediğini celse aralarında da eşi ile görüştüğünü beyan ettiğini buna göre davacı-karşı davalı kadının kendi davası yönünden evliliğin temelinden sarsıldığını ispat edememiş ve boşanma yönünde irade göstermediği anlaşıldığından davacı-karşı davalı kadının boşanma davasının reddine karar verilmişse de, mahkemece belirlenen ve gerçekleşen kadının kusurlu davranışları yanında, yapılan yargılama ve toplanan delillerden davalı-karşı davacı erkeğin bağımsız konut temin etmediği,
davacı-karşı davalı kadının daha önceden nişanlanıp ayrıldığını bilmesine rağmen evlilikten vazgeçtiği, davacı-karşı davalı eşini sahiplenmediği anlaşılmaktadır. Her ne kadar mahkemece davacı-karşı davalı kadının açmış olduğu davada evlilik birliğinin temelinden sarsıldığının ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmişse de toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde davalı-karşı davacı erkeğin yukarıda belirtilen kusurları sabittir.
Olayların akışı karşısında davacı-karşı davalı kadın dava açmakta haklıdır. Davacı-karşı davalı kadının boşanma davasının da kabulü gerekirken (TMK madde 166/2) yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/7408, K. 2017/12789, 15 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama