KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/8480 E., 2017/14559 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
288 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından kusur belirlemesi, erkek lehine hükmedilen maddi tazminat ile iştirak nafakası yönünden; davalı-davacı erkek tarafından ise kusur belirlemesi, kadının boşanma davasının kabulü ve reddedilen manevi tazminat yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle mahkemece kadına kusur olarak yüklenen ortak çocuğa terbiye sınırını aşacak şekilde cezalar uyguladığı vakasına erkek dayanmadığından kadına kusur olarak yüklenemez ise de tarafların mahkemece belirlenen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlarına göre de kadının ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre davacı-davalı kadının tüm, davalı-davacı erkeğin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davalı-davacı erkeğin ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK m. 4, TBK m. 50, 51, 52, 58) dikkate alınarak davalı-davacı erkek yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/8480, K. 2017/14559, 14 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama