KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/8790 E., 2016/15552 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Davacı-davalı
- ...
- Davalı-davacı
- ...
- Dava türü
- Velayetin Değiştirilmesi-Yoksulluk Nafakasının Kaldırılması- İştirak Nafakasının Artırılması-Maddi ve Manevi Tazminat
Karar Metni
279 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dava ve karşı dava birbirinden bağımsız, ayrı davalardır. Davacı-davalı tarafından velayetin değiştirilmesi, yoksulluk nafakasının kaldırılması davası açılmış, davalı-davacı tarafından da karşı dava olarak iştirak nafakasının arttırılması talep edilmiştir. Karşılıklı açılan her bir dava birbirinden bağımsız olduğundan karşı dava dilekçesinin de diğer tarafa usulüne uygun tebliği sağlanmalıdır.
Mahkemece davacı-davalıya karşı dava dilekçesinin tebliği için düzenlenen tebligat mazbatası beyanda bulunan ilgilinin adı-soyadı, imzadan çekinip çekinmediğine dair bir bilgi içermediğinden geçersizdir. Açıklanan sebeple, davacı-davalıya karşı dava dilekçesinin usulüne uygun tebliği sağlanıldıktan sonra ön inceleme aşamasına geçilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru olmamıştır.
2-Davacı-karşı davalı dava dilekçesinde, davalı-davacının maddi ve manevi anlamda kendisine zarar verdiğini, kendisinden haksız yere para aldığını beyan ederek 20.000 TL maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. Davacı-karşı davalının bu talebi Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair 4787 sayılı Kanunun 4. maddesinde yer alan aile hukukundan kaynaklanan dava ve işlerden değildir. Genel mahkemeler görevlidir. Görev, kamu düzenine ilişkin olup, hakim tarafından yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. O halde bu talep yönünden dosya tefrik edilip, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
...
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/8790, K. 2016/15552, 5 Aralık 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama