KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/8961 E., 2017/14869 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma-Velayetin Kaldırılması
Karar Metni
246 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm taraflarca temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davalı kadına asıl dava dilekçesinin tebliği Tebligat Kanunu 21/1. maddesine göre yapılmış ancak tebliğ mazbatasında tebligattan haberdar edilen komşunun imzası bulunmadığı gibi komşunun imzadan imtina edip etmediği hususu da belirtilmemiştir (Tebligat Kanunu m.23/7). Bu durumda asıl dava dilekçesinin tebliği usulsüz olup, davalının savunma hakkı kısıtlanmıştır (HGK. 17.12.2014 tarih, 2013/1372 esas, 2014/1065 karar).
Birleşen dava dilekçesi ise davalı kadına tebliğ edilmemiştir.
O halde, mahkemece yapılacak iş; davalı kadına usulüne uygun şekilde asıl dava dilekçesi ile birleşen dava dilekçesinin tebliği, cevap dilekçesi sunma hakkı tanınması, her iki dava bakımından ayrı ayrı dilekçelerin karşılık verilmesi aşaması tamamlandıktan sonra ön inceleme duruşma gününün tebliği, bundan sonra tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların tespiti (HMK m. 140) taraflarca üzerinde anlaşılamayan ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar için usulüne uygun şekilde delil gösterildiği taktirde tahkikat aşamasına geçilerek gösterilen deliller toplanıp,
birlikte değerlendirilerek bir sonuca ulaşmaktan ibarettir. Açıklanan bu hususlara riayet edilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi hukuki dinlenilme hakkının (HMK m. 27) ihlali niteliğinde olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/8961, K. 2017/14869, 19 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama