KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/9674 E., 2018/557 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2018
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma
... Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından; kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi ve lehine hükmolunan nafakanın miktarı yönünden, davalı erkek tarafından ise; tamamına yönelik temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı erkeğin tüm, davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece, eşit kusurlu kabul edilerek tarafların boşanmalarına karar verilmiştir. Davalı erkek, dava dilekçesinde mahkemece kadına yüklenen kusurlu davranışlara dayanmadığı anlaşılmıştır. Kaldı ki mahkemece kadına yüklenen; sosyal ortamda arkadaşlıklar edinerek eşinin günveninin zedelendiği vakıasını davalı erkeğin, gerek davalı beyanı gerekse mahkemeninde kabulünde olduğu üzere affettiği anlaşılmaktadır.
Davacının dayanmadığı, dayandığı kabul edilse dahi karşı tarafça affedildiği anlaşılan vakıaların hükme esas alınması mükmün değildir (HMK m. 25/1). Davacı kadının boşanmayı gerektirir başkaca bir kusurlu davranışı da ispatlanamamıştır. Davalı erkek, mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışlarına göre boşanmaya sebep olan olaylarda tam kusurlu olup, bu vakıalar aynı zamanda kadının kişilik haklarına saldırı teşkil edecek niteliktedir.
Bu durumda tarafların eşit kusurlu kabulü ve bu hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak davacı kadının madddi ve manevi tazminat (TMK m. 174/1-2) isteklerinin reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
....
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/9674, K. 2018/557, 16 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama