KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/9732 E., 2018/490 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2018
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma
... Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı-karşı davalı erkek, dava dilekçesinde tanık deliline dayanmamıştır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 119/1 -(f) hükmü uyarınca, gerek yazılı gerekse basit yargılama usulünde, iddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceğinin dava dilekçesinde belirtilmesi, ayrıca Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 121 ve 129/2. madde hükmü uyarınca hem dava dilekçesinde hem de cevap dilekçesinde gösterilen ve tarafın elinde bulunan belgelerin dilekçeye eklenerek mahkemeye sunulması, başka yerlerden getirtilecek belge ve dosyalar için de bunların bulunabilmesini sağlayıcı açıklamanın dilekçede yer alması zorunludur.
Davacı-karşı davalı erkek, dava dilekçesinde nüfus kaydından başka herhangi bir delile dayanmadığından, dayanılmayan delilin bildirilmesi için ön inceleme aşamasında verilen süre sonuç doğurmaz ve davacı-karşı davalı erkeğin süresinde bildirmediği tanığının beyanları kusur belirlemesinde dikkate alınamaz (HGK. 20/04/2016 tarih 2014/2-695 b. ve 2016/522 K. sayılı kararı).
Ayrıca davacı-karşı davalı erkeğin tahkikat aşamasında mahkemeye sunduğu Kopenhag Şehir Mahkemesi Adalet Divanı'nca verilen karar da dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasında delil olarak dayanılmadığından kusur belirlemesine esas alınamaz. Bu durumda mahkemece, davacı-karşı davalı yanca usulüne uygun şekilde süresinde ileri sürülmeyen delilleri ve tanık beyanları esas alınarak davalı-karşı davacı kadına kusur yüklenilmesi doğru olmamıştır.
Gerçekleşen bu durum karşısında, yukarıda açıklanan sebeple davalı-karşı davacı tarafa yüklenecek kusurlu bir davranış ispatlanamadığı halde, davalı-karşı davacı kadının tamamen kusurlu kabul olunarak davacı-karşı davalı erkeğin boşanma davasının reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
....
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/9732, K. 2018/490, 15 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama