KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2017/1359 E., 2017/11443 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı
Karar Metni
632 kelime·3 dk okuma
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; kısmen bozulmasına, kısmen onanmasına dair Dairemizin 15/12/2016 gün ve 15136-16059 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26.09.2014 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir.
1-Temyiz ilamında bildirilen gerektirici sebeplere, özellikle sadakatsiz tutum ve davranışlar sergileyen ve ortak konutta bulunan ev eşyalarını eşinin haberi olmaksızın satarak evi terkeden davacı-karşı davalı kadının, eşine fiziksel şiddete yönelik davranışlarda bulunan ve sürekli alkol kullanan davalı-karşı davacı erkeğe göre boşanmaya sebep olan olaylarda ağır kusurlu olduğunun ve bu sebeple her iki boşanma davasının kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı-karşı davalı kadının tüm, davalı-karşı davacı erkeğin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan karar düzeltme istekleri yersizdir.
2-Mahkemece davacı-karşı davalı kadının ziynet eşyası alacağı talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı-karşı davacı tarafından temyiz edilen hüküm Dairemizin 15.12.2016 tarih, 2016/15136 esas ve 2016/16059 karar sayılı ilamı ile onanmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinin (2.) fıkrasında; hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden herbiri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği, aynı Yasanın 298. maddesinin (2.) fıkrasında da, gerekçeli kararın, tefhim edilen hükme aykırı olamayacağı hükme bağlanmıştır.
Bu düzenlemeye göre; dava dilekçesi, bilirkişi raporu gibi herhangi bir belgeye atıf yapılarak hüküm kurulamaz. Gerek tefhim edilen ve zabıtla belirlenen kararda, gerekse buna uygun düzenlenmesi zorunlu gerekçeli kararda hüküm altına alınan ziynet eşyasının cins, nitelik, miktar ve değerlerinin ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkarmayacak biçimde belirtilmesi gerekir.
Davacı-karşı davalı kadın, ziynetlerin aynen iadesini, olmadığı takdirde bedellerinin tahsilini istemiş, mahkemece de "aynen iadeye, olmadığı takdirde bedele" hükmedilmiştir.
Ziynetlerin nitelikleri hükümde tek tek gösterilmediği gibi, bedele hükmedilirken de ziynetlerin her birinin değeri tek tek gösterilmeyip, tamamının toplam bedelinin hükme yazılması usul ve kanuna aykırı olup, hükmün bu yönden bozulmasına karar vermek gerekir.
Ne var ki, bu yön ilk inceleme sırasında gözden kaçırıldığından, davalı-karşı davacı erkeğin bu yöne ilişkin karar düzeltme isteğinin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440-442 maddeleri gereğince kabulü ile, Dairemizin 15.12.2016 tarih, 2016/15136 esas ve 2016/16059 karar sayılı onama ilamının ziynet alacağına yönelik bölümünün kaldırılmasına hükmün, Dairemizin 15.12.2016 tarih, 2016/15136 esas ve 2016/16059 karar sayılı kısmen onama kısmen bozma ilamının 2. ve 3. bentlerinden sonra gelmek üzere hükmün ziynet alacağı yönünden de bozulmasına,
tarafların diğer karar düzeltme taleplerinin ise usul ve kanuna uygun olmaması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2017/1359, K. 2017/11443, 23 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama