KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2017/1734 E., 2018/516 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2018
Karar Metni
234 kelime·1 dk okuma
...
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından tüm yönlerden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı erkeğin mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışları karşısında, davalı kadının da erkeğe ve annesine hakaret ettiği, evliliğin ilk dönemlerinde yataklarını ayırdığı, kadının da kusurlu olduğu ancak tüm bunlara rağmen kadının boşanmak istemediğini söylediği, bağımsız aile konutları olursa eşiyle aralarında geçimsizliğin kalmayacağını söyleyerek boşanma davasına itiraz eden kadının itirazının haklı görüldüğü gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden kadın tarafından gerçekleşen bu vakıalar boşanmaya sebebiyet verecek nitelikte olduğu anlaşılmaktadır.
Mevcut olaylara göre evlilik birliğinin, devamı eşlerden beklenmeyecek derecede, temelinden sarsıldığı kuşkusuzdur. Ne var ki, bu sonuca ulaşılması davacının ağır kusurlu sayılmasını gerekli kılan tutum ve davranışları yanında, davalının da yukarıda sayılan kusurlu davranışlarından kaynaklanmıştır. Evlilik birliğinin devamında davalı bakımından korunmaya değer bir yarar belirlenememiş, dosya içindeki bilgi ve belgelerden, davalının davaya karşı koymasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde bulunduğu anlaşılmıştır. Bu durumda somut olayda koşulları oluşan Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesi uyarınca boşanmaya karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
....
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2017/1734, K. 2018/516, 15 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama