KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2017/1900 E., 2018/2089 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma-Ziynet ve Eşya Alacağı
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı kadın tarafından; davacı-davalı erkeğin kabul edilen boşanma davası, kusur belirlemesi, reddedilen maddi ve manevi tazminat talepleri ile yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davalı-davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece; "Taraflar arasında daha önce görülen boşanma davasında taraflardan kaynaklanan boşanmaya neden olabilecek kusurlu bir davranış tespit edilemediği ve tarafların ortak hayata devam edememelerinde kusurlu tarafın davacı-davalı erkek olduğunun kabulünün mümkün olmadığı" gerekçesiyle kadının maddi tazminat (TMK m. 174/1) talebinin reddine karar verilmiştir.
Dava ve karşı dava Türk Medeni Kanunu'nun 166/4. maddesinde düzenlenen fiili ayrılık sebebine dayalı olup, taraflardan davacı-davalı erkek tarafından Türk Medeni Kanunu'nun 166/1-2. maddesinde düzenlenen evlilik birliğinin sarsılması sebebine dayalı olarak açılan fiili ayrılığa esas ilk boşanma davası "kadının boşanmayı gerektirebilecek nitelikte bir kusurunun kanıtlanamadığı" gerekçesiyle reddedilmiştir.
Gerek ilk davada gerekse temyize konu eldeki davalarda toplanan delillerle tarafların boşanmaya sebep olacak başkaca kusurlu bir davranışı ispatlanamamış ise de; fiili ayrılığa esas ilk boşanma davasını açarak boşanma sebebi oluşturan davacı-davalı erkeğin evlilik birliğinin sarsılmasını gerektiren olaylarda tamamen kusurlu olduğunun kabulü gerekir.
Gerçekleşen bu durum karşısında, boşanmaya sebep olan olaylarda davacı-davalı erkekten daha ziyade veya eşit kusurlu olmadığı anlaşılan davalı-davacı kadın yararına maddi tazminat (TMK m.174-1) koşullarının oluştuğu gözetilerek, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi (TMK m.4, TBK m.50 ve 52 ) dikkate alınarak uygun miktarda maddi tazminat takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2017/1900, K. 2018/2089, 19 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama