KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2017/1904 E., 2019/1513 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2019
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Davacı-davalı
- ...
- Davalı-davacı
- ...
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı erkek tarafından; kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen tazminatlar, nafakalar ve tazminat taleplerinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Taraflarca açılan boşanma davalarında yapılan yargılama sonucunda ilk derece mahkemesince; her iki davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, davacı-davalı kadının nafaka taleplerinin reddine, kadın lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmiş, davalı-davacı erkeğin tazminat taleplerinin ise reddine karar verilmiştir.
Karar davacı-davalı kadın tarafından erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, nafaka taleplerinin reddi ile tazminatların miktarı yönünden, davalı-davacı erkek tarafından ise kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen tazminatlar ve reddedilen tazminat talepleri yönünden istinaf edilmiştir.
Bölge adliye mahkemesince davacı-davalı kadının nafaka taleplerine yönelik istinaf talebinin kabulü ile tarafların diğer istinaf taleplerinin reddine karar verilmesine rağmen, reddedilen istinaf talepleri hakkında esastan ret kararı verilmesi ile yetinilmesi gerektiği halde, reddedilen yönlerden yeniden hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
Ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün bu yönlerden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir (HMK m.370/2).
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2017/1904, K. 2019/1513, 20 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama