KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2017/1918 E., 2019/2201 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mart 2019
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Davacı-davalı
- —
- Davalı-davacı
- —
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
335 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminatlar ve tedbir nafakasının miktarı yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen tazminatlar, tedbir nafakası ve tazminat taleplerinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davacı-karşı davalı kadının dava dilekçesinde şiddet vakıasına dayandığı, darp raporu ve soruşturmada alınan ifadeleri dava dilekçesine ekleyerek delil olarak bildirdiği, konu ile ilgili ceza davası açılması üzerine dosya numarasının mahkemeye bildirildiği,
bu sebeple bölge adliye mahkemesinin, söz konusu ceza dosyası dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasında delil olarak bildirilmediğinden erkeğe fiziksel şiddet vakıasının yüklenemeyeceğine ilişkin kusur belirlemesinin doğru olmayıp, davalı-karşı davacı erkeğin ilk derece ve bölge adliye mahkemesince belirlenen ve gerçekleşen kusurlu davranışları yanında eşine fiziksel şiddet uyguladığı,
gerçekleşen bu duruma göre davalı-karşı davacı erkeğin boşanmaya sebebiyet verilen olaylarda ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre, davalı-karşı davacı erkeğin tüm, davacı-karşı davalı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, davacı-karşı davalı kadın yararına hükmolunan maddi tazminat azdır. Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu'nun 50 ve 51. maddesi hükümleri nazara alınarak, daha uygun miktarda maddi tazminat (TMK m. 174/1) takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2017/1918, K. 2019/2201, 6 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama