KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2017/2003 E., 2017/5324 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece; kısa kararda ortak çocuk için takdir edilen tedbir nafakasının TL karşılığının karar kesinleşinceye kadar devamına şeklinde hüküm kurulmuşken, gerekçeli kararda velayeti anneye verilen çocuk için mahkememizin 07/01/2014 tarihli ara kararı ile verilen 150,00 EURO tedbir nafakasının TL karşılığının karar kesinleşinceye kadar devamına karar verilerek kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 294/3. maddesi uyarınca, hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz (6100 s. HMK m.298/2). Buna göre, tefhim edilen hüküm sonucu yanlış da olsa, gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna uygun düzenlenmesi gerekmektedir. Yanlışlık ancak temyiz kanun yoluna başvurulması ve kararın bozulması halinde düzeltilebilir. Tefhim edilen ve duruşma tutanağına geçirilen hüküm sonucu ile gerekçeli karar arasındaki aykırılık diğer yönler incelenmeden tek başına bozma sebebi olur. O halde mahkemece yapılacak iş, 10.04.1992 tarihli 7/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gözetilerek yeniden karar oluşturmaktan ibarettir.
KARŞI OY YAZISI
Mahkemece 07/01/2014 tarihli duruşmada velayeti anneye verilen ortak çocuk için 150 Euro tedbir nafakasına hükmedilmiş, kısa kararda takdir edilen bu nafakanın TL karşılığının karar kesinleşinceye kadar devamı ile kararın kesinleşmesinden itibaren aylık 500 TL iştirak nafakasına karar verilmiş, gerekçeli kararda 07/01/2014 tarihli ara kararı ile verilen 150 Euro tedbir nafakasının TL karşılığının karar kesinleşinceye kadar devamına, kararın kesinleşmesinden itibaren 500 TL iştirak nafakasına hükmedilmiştir.
Davalı yanın temyizi üzerine hüküm sayın çoğunluk tarafından kısa karar ve gerekçeli kararın çelişkili olduğu gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemenin 07/01/2014 tarihli ara kararı ile verilen tedbir nafakasının infazının mümkün bulunduğu gözetildiğinde kısa karar ile, gerekçeli karar arasında nafaka yönünden çelişki oluştuğundan söz edilemez. Bu sebeple işin esasının incelenmesi gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2017/2003, K. 2017/5324, 3 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama