KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2017/2199 E., 2018/61 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ocak 2018
Karar Metni
318 kelime·2 dk okuma
...
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından katılma yoluyla kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden; davalı kadın tarafından ise tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Davalı kadının temyiz dilekçesi, davacı erkek vekiline 23.03.2017 tarihinde tebliğ edilmiştir. Hükmü temyiz etmemiş olan tarafın, diğer tarafın temyizine cevapla hükme ilişkin itirazlarını bildirmek suretiyle hükmü katılma yolu ile temyizi mümkün (HUMK m. 433/2) ise de, bu şekilde yapılan temyizin süresi, temyiz dilekçesinin tebliğinden itibaren on gündür. Bu süreden sonra verilen cevap dilekçesindeki itirazların temyizen incelenmesi artık mümkün değildir. Davacı vekili hükme ilişkin itirazlarını içeren temyiz dilekçesini yasal on günlük süreden sonra 04.04.2017 günü verdiğine göre; süresinde olmayan katılma yoluyla temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Davalı kadının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Anayasanın 141/3. maddesi "Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır" buyurucu hükmünü içermektedir.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinde de, kararın kapsayacağı hususlar ayrıntılı biçimde belirtilmiş olup, bu maddenin 1. fıkrasının 3. bendine göre; mahkeme kararlarında iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşmadıkları hususlar, çekişmeli konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması, ret ve üstün tutulma nedenleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebebin açıkça gösterilmesi zorunludur.
Yerel mahkeme bozma sonrası verdiği kararında, " boşanmaya neden olan olaylarda davacının davalıya nazaran daha fazla kusurlu olduğu anlaşıldığından tarafların boşanmalarına" karar vermiş ancak taraflara yüklenen kusurların neler olduğu, davanın kabulüne ilişkin gerekçeler karar yerinde gösterilmemiştir. Bu nedenle, gerekçesiz şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2017/2199, K. 2018/61, 8 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama