KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2017/2419 E., 2017/7597 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Haziran 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı-karşı davalı kadın tarafından, 22.10.2014 tarihinde açılan boşanma davasının (TMK m. 166/1) yargılamasının devamı sırasında, davalı-karşı davacı erkek tarafından aynı mahkemenin 2015/48 esas numarası ile 27.01.2015 tarihinde bağımsız olarak açılan boşanma davası (TMK m.166/1), bu dava dosyası ile 28.01.2015 tarihinde birleştirilmiş olup, yapılan yargılama sonucunda mahkemece, her iki boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 137. maddesinde, dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ön inceleme yapılacağı, ön inceleme tamamlanmadan ve gerekli kararlar alınmadan tahkikata geçilmeyeceği ve tahkikat için duruşma günü verilemeyeceği hükme bağlanmış, Kanunun 139. ve 140. maddelerinde ise dilekçeler teatisi tamamlandıktan sonra yapılacak ön inceleme duruşmasına davet ve ön inceleme duruşmalarının usulü ve yapılacak işlemler gösterilmiştir.
Somut olayda, 26.01.2015 tarihli ön inceleme duruşmasında sadece asıl dosya ile ilgili ön inceleme yapılarak uyuşmazlık konuları tespit edilmiş,birleşen 2015/48 esas sayılı dosya yönünden ön inceleme yapılıp,tarafların üzerinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları vakıalar tesbit edilmemiştir.
Davalı-karşı davacı erkek tarafından açılan birleşen davada, dilekçeler teatisi ve ön inceleme duruşması yapılmadan dosya birleştirilmiş, birleştirme kararı ile dosyanın gelmesinden sonra da, bu eksiklik tamamlanmadığı gibi, taraflara birleşen davaya ilişkin olmak üzere delil sunma imkanı tanınmadan davalı- karşı davacı erkek tarafından açılan boşanma davasının kabulüne karar verilmiştir.
Açıklanan bu husus davacı- davalı kadının savunma hakkını kısıtlayan ve adil yargılanma hakkını etkileyen önemli bir usul hatası olup, hükmün bu nedenle bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2017/2419, K. 2017/7597, 15 Haziran 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama