KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2017/5700 E., 2017/12923 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava dilekçesi, mahkeme tarafından davalıya tebliğ edilir (HMK m.122). Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden ya da davalının cevap vermemesi halinde mahkemece ön inceleme duruşma günü belirlenir ve taraflar ön inceleme duruşmasına davet edilir. (HMK m.139).
Mahkeme ön incelemede; dava şartlarını ve ilk itirazları inceler, uyuşmazlık konularını tam olarak belirler, hazırlık işlemleri ile tarafların delillerini sunmaları ve delillerin toplanması için gereken işlemleri yapar, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği davalarda onları sulhe teşvik eder ve bu hususları tutanağa geçirir ön inceleme tamamlanmadan ve gerekli kararlar alınmadan tahkikata geçilemez ve tahkikat için duruşma günü verilemez (HMK m. 137).
Somut olayda davacı tarafından evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı ( TMK m. 166/1) boşanma davası açılmış, mahkemece dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden, ön inceleme duruşması yapılmış, aynı gün tahkikat ve sözlü yargılama yapılarak hüküm verilmiştir. Bu durum kanunun açık hükmünün ihlali niteliğindedir.
O halde, mahkeme yapılacak iş; dava dilekçesinin davalıya tebliğ edilmesi, davalının cevap vermesi halinde dilekçelerin karşılık verilmesi aşaması tamamlanılarak, ön inceleme duruşma gününün tebliği, bundan sonra tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların tespiti (HMK m.140) taraflarca üzerinde anlaşılamayan ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar için usulüne uygun şekilde delil gösterildiği taktirde tahkikat aşamasına geçilerek gösterilen deliller toplanıp, birlikte değerlendirilerek bir sonuca ulaşmaktan ibarettir.
Açıklanan bu hususlara riayet edilmeksizin yargılama yapılıp karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2017/5700, K. 2017/12923, 16 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama