KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2017/6169 E., 2018/12270 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
344 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından; kusur belirlemesi, maddi tazminat talebinin reddi, manevi tazminatın ve nafakaların miktarı ile kişisel ilişki düzenlemesi yönünden, davalı erkek tarafından ise; kusur belirlemesi, kadına verilen manevi tazminatın ve nafakaların miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle tarafların mahkemece kabul edilen kusurlarının yanında erkeğin ayrıca birlik görevlerini yerine getirmediği, kadının ailesine karşı saygısız tavır ve davranışlarda bulunduğu, kadına hakaret ettiği, kadını evden kovduğu ve kadına ekonomik şiddet uyguladığı yine de erkeğin ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre, davalı erkeğin tüm, davacı kadının ise aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Yukarıda 1. bentte açıklandığı üzere boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda erkek ağır kusurludur. Boşanma sebebiyle mevcut ve beklenen menfaatleri zedelenen davacı kadın yararına Türk Medeni Kanunu'nun m.174/1 koşulları oluşmuştur. O halde davacı kadın lehine tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kusurun ağırlığı ve hakkaniyet ilkesi (TMK m.4, TBK m.50 ve 51) dikkate alınarak uygun miktarda maddi tazminat takdir edilmesi gerekirken, kadının maddi tazminat isteğinin reddi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
3-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, paranın alım gücüne, kişilik haklarına, özellikle aile bütünlüğüne yapılan saldırının ağırlığına, manevi tazminat isteyenin boşanmaya yol açan olaylarda ağır ya da eşit kusurlu olmadığı anlaşılmasına nazaran davacı kadın yararına hükmolunan manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile, Türk Borçlar Kanunu'nun 50 ve 51. maddeleri nazara alınarak daha uygun miktarda manevi tazminat (TMK m. 174/2) takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2017/6169, K. 2018/12270, 1 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama