KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2018/3770 E., 2018/8249 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
292 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından; kusur belirlemesi, erkek lehine hükmedilen manevi tazminat, kendi reddedilen tazminat talepleri, vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden, davalı-karşı davacı erkek tarafından ise; kadının davasının kabulü, velayet, manevi tazminatın miktarı ve iştirak nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacı-karşı davalı kadının; sadakatsiz eylemlerde bulunduğu, ortak çocuğa fiziksel şiddet uyguladığı, otoriter yapıda olduğu, davalı-karşı davacı erkeğin ise; eşine fiziksel şiddet uyguladığı, belirlenen bu kusurlu davranışlara göre davacı-karşı davalı kadının boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Ortak çocuklar 08.12.2000 doğumlu afından çocuğun idrak gücüne sahip olduğunun kabul edildiği durumlarda, çocuğa adli merci önündeki kendilerini ilgilendiren davalarda kendi görüşünü ifade etmesine müsaade edilmesini ve yüksek çıkarına açıkça ters düşmediği takdirde ifade ettiği görüşe gereken önemin verilmesi gerektiğini öngörmektedir. Mahkemece çocukların görüşünü ifade etmesi olanağı tanınmamıştır.
Mahkemece yapılacak iş; ortak çocukların olası sonuçları hakkında bilgilendirilerek velayetleri ile ilgili tercihlerinin sorulması, tüm deliller birlikte değerlendirilerek, çocukların üstün yararının velayetinin ebeveynlerden hangisine bırakılmasında olduğunun saptanması, hasıl olacak sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Açıklanan hususların üzerinde durulmaksızın eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2018/3770, K. 2018/8249, 27 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama