KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2018/435 E., 2018/13717 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
278 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davalı-karşı davacı kadının, karşı dava dilekçesinde boşanma talebi bulunmamaktadır. Hakim iki taraftan birinin talebi olmaksızın re'sen (kendiliğinden) bir davayı inceleyemez ve karara bağlayamaz (HMK m. 24/1). Davalı-karşı davacı kadının, bozma sonrası yapılan oturumda boşanma talep ettiğini beyan etmiş olması talebini dava haline getirmez. Öyleyse, mahkemece bozmaya uyulduğu halde gerekleri yerine getirilmeyerek, boşanmaya ilişkin karşı dava varmış gibi davalı-karşı davacı kadının davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
2-Davacı-karşı davalı erkeğin boşanma davasına yönelik temyiz itirazının incelenmesine gelince; aksine ciddi ve inandırıcı delil ve olaylar bulunmadıkça asıl olan tanıkların gerçeği söylemiş olmalarıdır (HMK m. 255). Akrabalık veya diğer bir yakınlık başlı başına tanık beyanını değerden düşürücü bir sebep sayılamaz. Dosyada tanıkların olmamışı olmuş gibi ifade ettiklerini kabule yeterli delil ve olgu da yoktur.
Yapılan soruşturma ve toplanan delillerle kadının sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğinin ispatlandığı anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı erkek dava açmakta haklıdır.
Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya karar verilecek yerde, hatalı gerekçe ile davacı-karşı davalı erkeğin boşanma davasının reddi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2018/435, K. 2018/13717, 28 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama