KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2018/5505 E., 2018/11887 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından, kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, yoksulluk nafakası, kendi tazminat taleplerinin reddi ve ziynet alacağı davasının kabulü yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise, kusur belirlemesi, nafakaların miktarı, manevi tazminat talebinin reddi, maddi tazminat talebi ve ziynet alacağı davasında vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarfların boşanma davası ve fer'ilerine yönelik temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı-karşı davalı erkeğin ziynet alacağı davasının kabulüne yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinin (2.) fıkrasında; hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen, hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği, aynı Yasanın 298. maddesinin (2.) fıkrasında da, gerkeçeli kararın, tefhim edilen hükme aykırı olamayacağı hükme bağlanmıştır.
Gerek tefhim edilen ve zabıtla berlenen kararda, gerekse buna uygun düzenlenmesi zorunlu gerekçeli kararda hüküm altına alınan eşyanın cins, nitelik, miktar ve değerlerinin ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkarmayacak biçimde belirtilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2018/5505, K. 2018/11887, 24 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama