KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2018/6137 E., 2019/6538 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2019
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
- Karar düzeltme isteyen
- Davalı
Karar Metni
272 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; onanmasına dair Dairemizin 16.05.2018 gün ve 2016/17981-2018/6348 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü;
Davacı erkeğe, Yargıtay ilamının tebliğine ilişkin mazbatada tebligatın Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi gereğince, mahalle muhtarına yapıldığı görülmektedir.
Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz iseler tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini, muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek, beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak imzalanması gerekir.
Gösterilen şekil geçerlilik koşuludur (Y.H.G.K'nun 29.12.1993 tarihli 1993/18-778-876 sayılı kararı). Davacı erkeğe, Yargıtay ilamının tebliğine ilişkin mazbatada komşunun imzası veya kaçınmış ise imzadan kaçındığına ilişkin beyanın yazılmamış olduğu görülmüştür. Bu haliyle davacı erkeğe Yargıtay ilamının tebliği usulsuzdur.
Davacı erkek vekili tarafından 17.07.2018 tarihinde dosyaya sunulan vekaletname üzerine, davalı kadının karar düzeltme dilekçesi davacı erkek vekilinin aynı adreste daimi işçisi imzasına tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Vekil adına işçisine yapılan bu tebligatta, tebliğ memuru tarafından, tebligatın yapılması gereken avukatın, tevziat sırasında belirtilen adreste olup olmadığı başka bir anlatımla, tebliğ memuru tarafından, muhatabın adreste bulunup bulunmadığının araştırılıp tespit edilmediği görülmekte olup, bu durumda tebliğ işlemi, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 17. maddesi ve Yönetmeliğin 26. maddesi hükümlerine uygun olarak yapılmadığından usulsüzdür. (HGK’nun 30.01.2013 Tarih.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2018/6137, K. 2019/6538, 22 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama