KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2018/6223 E., 2019/339 K.·Davacı-davalı
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2019
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Davalı-davacı
- ...
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
254 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Gerekçeli karar davacı-karşı davalı kadın vekilinin aynı adreste daimi işçisi imzasına tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Vekil adına işçisine yapılan bu tebligatta, tebliğ memuru tarafından, tebligatın yapılması gereken avukatın, tevziat sırasında belirtilen adreste olup olmadığı başka bir anlatımla, tebliğ memuru tarafından, muhatabın adreste bulunup bulunmadığının araştırılıp tespit edilmediği görülmekte olup, bu durumda tebliğ işlemi 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 17. maddesi ve Yönetmeliğin 26. maddesi hükümlerine uygun olarak yapılmadığından usulsüzdür (HGK'nun 30.01.2013 Tarih, 2012/6-644 E.-2013/164 K. Sayılı ilamı).
Ayrıca davalı-karşı davacı erkeğin temyiz başvuru dilekçesi, davacı-karşı davalı kadın vekiline tebliğine ilişkin mazbatada tebligatın daimi işçisi "Avukat ..." imzasına yapıldığı yazılıdır.
Belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine, meslek veya sanatını evinde icra edenlerin memur veya müstahdemlerinden biri bulunmadığı takdirde aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır (Teb. K. m.17).
Davacı-karşı davalı kadın vekiline çıkartılan tebligatın işyerinde başka bir avukata yapılması, tebligatın muhatabı olan avukatın belirlenen adreste olup olmadığının ve tebligatın niçin kendine yapılmadığının tebliğ evrakında belirtilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda tebliğ işlemi usule aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2018/6223, K. 2019/339, 17 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama