KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2018/6730 E., 2018/15250 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri ve nafaka miktarları yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davacı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı Türk Medeni Kanunu'nun 166/1 maddesi uyarınca boşanma davası açmış, mahkemece tarafların eşit kusurlu olduğu kabul edilerek boşanmalarına karar verilmiştir. Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden, davalı erkek tarafından ....
Asliye Hukuk (Aile) Mah. 2014/59 D.İŞ. sayılı dosyasından davacı kadına 17.12.2014 tarihinde terk ihtarı çekildiği, bu ihtar ile birlikte ihtardan önceki döneme ait davacının kusurlarının davalı tarafından affedildiğinin, en azından hoşgörü ile karşıladığının kabulü gerektiği, davacı kadının ihtardan sonra gerçekleşen başkaca bir kusurunun varlığının da ispatlanamadığı, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davalı erkeğin müşterek konutun manevi bağımsızlığını sağlamadığı ve eşinin ihtiyaçlarını karşılamadığı anlaşılmaktadır.
Gerçekleşen bu durum karşısında davalı erkeğin boşanmaya neden olan olaylarda tamamen kusurlu olduğunun kabulü gerekmekte olup mahkemece, tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
3-Türk Medeni Kanunu'nun 174/1. maddesi mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz ya da daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerinden daha ziyade ve eşit kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları gerçekleşen kusurların ağırlığı ve hakkaniyet ilkesi dikkate alınarak davacı kadın yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmesi gerekirken hatalı kusur belirlemesi sonucu bu isteğin reddi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2018/6730, K. 2018/15250, 25 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama