KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2018/7561 E., 2018/14620 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından, kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-karşı davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı-karşı davacı kadının yoksulluk nafakası talebi hakkında kısa kararda "Davalı lehine takdir edilen 350,00 TL tedbir nafakasının 150,00 TL arttırılarak kararın kesinleşmesinden itibaren yoksulluk nafakası olarak devamına" hükmü kurulduğu halde, gerekçeli kararda "Mahkememizin 12/05/2015 tarihli celsesinde 350,00 TL olarak belirlenen tedbir nafakası 100,00 TL daha arttırılarak 450,00 TL yoksulluk nafakasının" şeklinde belirtilmesi nedeniyle hüküm ile gerekçe arasında çelişki yaratılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 294/3. maddesi uyarınca, hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. (6100 s. HMK. m.298/2) Buna göre, tefhim edilen hüküm sonucu yanlış da olsa, gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna uygun düzenlenmesi gerekmektedir. Yanlışlık ancak temyiz/ kanun yoluna başvurulması ve kararın bozulması halinde düzeltilebilir.
Tefhim edilen ve duruşma tutanağına geçirilen hüküm sonucu ile gerekçeli karar arasındaki aykırılık diğer yönler incelenmeden tek başına bozma sebebi olur. O halde mahkemece yapılacak iş, 10.04.1992 tarihli 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı gözetilerek yeniden ve infazda tereddüt yaratmayacak şekilde karar oluşturmaktan ibarettir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2018/7561, K. 2018/14620, 17 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama