KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2018/8068 E., 2019/806 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2019
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dairemizin 01.10.2018 tarihli iade kararı ile davacı vekili Av. ...'ye ait vekaletname genel vekaletname olup, boşanma davası ile ilgili özel yetkiyi içermemektedir. Boşanma davası açmak ve açılan davayı takip etmek kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hakkın kullanımı niteliğindedir. Bu bakımdan vekaletname de bu hususta özel yetkiyi gerektirir (HMK m.74).
O halde, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 74. maddesi gereğince boşanma davası ile ilgili özel yetkiyi içeren vekaletnamesini sunması için davacı vekiline süre verilmesi, bu süre içinde vekaletname verilmez veya asıl yapılan işlemleri kabul ettiğini dilekçe ile mahkemeye bildirmez ise, gerekçeli kararın asıla "vekilinin özel vekaletname sunmadığı,
yetkisiz vekilin kararı temyiz ettiği, gerekçeli kararın kendisine tebliğinden itibaren yasal sürede kararı temyiz etmediği ya da yapılan işlemleri kabul ettiğini bildirmediği takdirde yetkisiz vekilin temyiz itirazlarının incelenemeyeceği" ihtarını içerecek şekilde usule uygun tebliği sağlanılıp, yasal temyiz süresi de beklenildikten sonra gönderilmek üzere dosyanın mahalli mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
İade kararı üzerine mahkemece, davacı vekiline muhtıra tebliğ edilmiş, davacı vekili ile “müvekkiline ulaşamadığını, iadenin gereği için bizzat davacı erkeğe tebligat” yapılmasını talep etmiştir.
Bunun üzerine mahkemece davacı asıla mernis adresine tebligat çıkarılmış ve tebligatın yapılamaması üzerine bu kez aynı adrese mernis şerhiyle birlikte Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebligat yapılmış ise de; dosya kapsamından davacı erkeğe daha önce “Kırcıklar işhanı, no 13/57-58 Bahçelievler-...” adresinde bizzat tebligat yapıldığı anlaşılmaktadır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2018/8068, K. 2019/806, 11 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama