KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2019/1346 E., 2019/6374 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
375 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı kadın tarafından; erkeğin kabul edilen davası, eksik inceleme, kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri, nafaka miktarları ve kişisel ilişki yönünden, davacı-davalı erkek tarafından ise katılma yoluyla kadının kabul edilen davası, eksik inceleme, kusur belirlemesi, nafakalar ve velayet yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Hüküm, davacı-davalı kadın tarafından temyiz edilmiş, diğer taraf vekili de, temyize cevap dilekçesinde hükme ilişkin itirazlarını bildirerek temyiz isteğinde bulunmuştur (HUMK m. 433/2). Hükmü süresinde temyiz etmemiş olan tarafın, temyize cevap dilekçesindeki temyiz itirazlarının incelenebilmesi, temyiz dilekçesinin tebliğinden itibaren on gün içinde cevap verilmesi halinde mümkündür (HUMK. m. 433/2).
Aksi halde, süresinden sonra verilen cevap dilekçesindeki temyiz itirazları dikkate alınamaz. Davalı-davacı kadının temyiz dilekçesi, diğer tarafa 24.09.2018 günü tebliğ edilmiş; karşı taraf, hükme ilişkin itirazlarını da ihtiva eden temyize cevap dilekçesini, yasal on günlük süreden sonra 20.11.2018 günü vermiştir. Bu durumda davacı-davalı erkeğin katılma yoluyla temyiz dilekçesinin süre aşımı sebebiyle reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davalı-davacı kadının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a) Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı-davacı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b) Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre ortak çocuk yararına hükmolunan iştirak nafakası azdır. Mahkemece Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
c)Mahkeme kararlarının infazda güçlük yaratmayacak nitelikte kurulması gerekmektedir. Tarafların ortak çocuğunun velayeti anneye bırakılmış, baba ile ortak çocuk arasında kişisel ilişki kurulmuştur. Ancak, Temmuz ayında düzenlenen kişisel ilişkide ortak çocuğun babayla görüşmesinin başlangıç ve bitiş saatleri hükümde gösterilmemiştir. İnfazında tereddüt oluşturacak şekilde kişisel ilişki düzenlemesi yapılması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2019/1346, K. 2019/6374, 21 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama