KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2019/204 E., 2019/4337 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2019
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
302 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-İlk derece mahkemesince, davacı kadının boşanma davasının kabulü ile taraflar eşit kusurlu kabul ederek karşılıklı tazminat taleplerinin reddine ve kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmiştir. Hükme karşı, kadın tarafından kusur belirlemesi ve reddedilen tazminat talepleri; erkek tarafından da kusur belirlemesi ve yoksulluk nafakası yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Bölge adliye mahkemesi, tarafların eşit kusurlu olduğundan bahisle, başvuruların esastan reddine karar vermiştir.
Bölge adliye mahkemesince boşanmaya sebep olan olaylarda taraflar eşit kusurlu kabul edilerek erkeğin başvurusunun esastan reddine karar verilmişse de yapılan yargılama ve toplanan delillerden, tarafların bölge adliye mahkemesince kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranıştan yanında, davacı kadının erkeğin ameliyatı sırasında eşi ile ilgilenmediği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre, boşanmaya neden olan olaylarda davacı kadının erkeğe oranla daha ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Hal böyleyken, tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi yerinde görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
2- Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz nafaka isteyebilir (TMK m.175/1). Davacı kadın boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı erkeğe göre ağır kusurlu olup, kadın yararına yoksulluk nafakasının koşulları oluşmamıştır. Bu nedenle, kadının yoksulluk nafakası talebinin reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulü doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2019/204, K. 2019/4337, 9 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama